TikTok'ta "3 Gül Gönder Cennetten Yer Ayıralım" Yayını...
Geçenlerde TikTok'ta gezerken bir arkadaşın daveti geldi. "Gel PK'ya" dedi. "İki dakika bakar çıkarım." dedim. Girdim... Girmemle çıkmam bir oldu. Bir baktım, ekran karardı:
"Canlı yayın kurallarını ihlal ettiğiniz için yayın kısıtlandı."
Ben daha "Selamünaleyküm." bile diyemeden ceza geldi.
Dedim ki;
"Herhalde yanlışlık oldu."
Sonra dolaşmaya devam ettim.
Karşıma öyle bir yayın çıktı ki...
Benim ceza yememe sebep olan algoritma herhâlde o sırada çay molasındaydı.
Bir tarafta hacı sakalı...
Başında imam sarığı...
Üzerinde cübbe...
Diğer tarafta ise son moda kıyafetleriyle, canlı yayını "renklendiren" bir hanımefendi...
İkisi PK yapıyor.
Hoca efendi (!) bir yandan din anlatıyor.
"Sabır çok önemlidir kardeşlerim..."
Tam o sırada ekrana bakıyor:
"Chat hadi... 3 gül geliyor!"
Bir dakika sonra...
"Allah rızası için destek olun arkadaşlar..."
Ardından...
"Çift tıklayın beğeni uçsun."
Sonra yeniden vaaz...
"İnsanoğlu dünya malına tamah etmemeli."
Chat'ten biri uçak gönderiyor.
"Allah razı olsun Ahmet kardeşim..."
Bir başkası aslan atıyor.
"Vallahi sen gönlü zengin adamsın."
Ekranın diğer tarafındaki hanımefendi de araya giriyor:
"Hocam hedefe 20 bin kaldı."
Hoca hemen ciddileşiyor.
"Arkadaşlar sadaka sevaptır..."
Ben ekrana bakıyorum.
Acaba ben yanlış uygulamaya mı girdim?
TikTok mu?
Yoksa dijital bir tiyatro mu?
Bir yanda dini sohbet...
Bir yanda hediye yarışı...
Bir yanda efektler...
Bir yanda müzik...
Arka planda da "Hedef tamamlanınca dans var." yazısı.
Bu nasıl bir senaryo?
Eskiden insanlar dini anlatırken edepten, saygıdan, samimiyetten bahsederdi.
Şimdi ise algoritmanın ne zaman keşfete düşüleceği konuşuluyor.
İşin en ilginç tarafı da şu...
Ben arkadaşın yayınına girdim diye saniyesinde ceza yedim.
Adamlar yüzlerce kişinin önünde dini söylemleri hediyelerle harmanlıyor.
Üstelik 300-400 kişi izliyor.
Kimisi gerçekten dini sohbet dinlediğini zannediyor.
Kimisi eğlence izlediğini düşünüyor.
Kimisi de sadece "PK kim kazanacak?" diye bekliyor.
Ortaya ise ne tam bir sohbet çıkıyor...
Ne tam bir eğlence...
Ne de saygı.
Aslında mesele kimsenin ne giydiği ya da nasıl yayın yaptığı değil.
Herkes kendi tercihinden sorumludur.
Ancak milyonların kullandığı bir platformda din gibi toplumun ortak değerlerinden birinin, izlenme ve hediye rekabetinin bir parçası hâline getirilmesi düşündürücüdür.
Çünkü inanç, alkış toplamak için kullanılan bir dekor değildir.
Din; efektle, hediyeyle, rozetle, "3 gül gönder" çağrısıyla ölçülecek bir alan hiç değildir.
Bir yayın açılır...
İnsanlar konuşur...
Eğlenir...
Tartışır...
Bunların hepsi olabilir.
Ama kutsal kabul edilen değerler, izlenme sayısını artıracak bir "konsept"e dönüştüğünde, insanlar ister istemez şu soruyu soruyor:
"Gerçekten amaç sohbet mi, yoksa hediye mi?"
Sosyal medya artık öyle bir hâle geldi ki, bazen kuralı uygulayana ceza geliyor; kuralı zorlayana ise keşfet ödülü...
İşte insan da ister istemez kendi kendine söyleniyor:
"Daha neler görecek bu gözler?"
Belki de en büyük ihtiyaç, birbirimizi yargılamaktan önce; ortak değerleri daha özenli, daha saygılı ve daha samimi bir şekilde ele almak. Çünkü takipçi sayısı bir gün değişebilir, algoritma da değişebilir; ama insanların kutsal saydığı değerlere gösterilen saygı, her zaman önemini korur.
bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.
#
#
#
#