Kurbanımızı kestik… Allah kabul etsin.
Ama insan ister istemez eski bayramları düşünüyor…
Bir bayram sadece kesilen kurban mıydı gerçekten?
Yoksa insanın içini ısıtan o eski mahalle sesleri miydi bayramı bayram yapan…
Eskiden bayrama bir hafta kala başlardı heyecan…
Mahallede büyükbaş sesleri yankılanırdı…
Bir evden koyun sesi gelir, diğer evde çocuklar “bizimki kaçtı” diye peşinden koşardı.
Sokaklarda saman kokusu olurdu.
Kasapların önü dolardı.
Kimi ip tutar, kimi yem taşır, kimi sadece izlerdi ama herkesin içinde bir bayram telaşı vardı.
Şimdi bakıyorsun…
Sessizlik…
Ne sokakta çocuk sesi var…
Ne kapı önünde sandalye atan amcalar…
Ne de “bayram sabahı bize de gelin” diyen komşular…
Eskiden çocuklar ellerinde poşetlerle şeker toplamaya çıkardı.
Bir evden çikolata, diğer evden kolonya…
Bazı çocuklar sırf harçlık çok veriyor diye aynı apartmana iki kere giderdi.
Şimdi çocuklar kapı çalmıyor…
Çünkü herkes telefona bakıyor.
Bayram mesajları bile değişti artık…
Eskiden sabah erkenden kalkılırdı.
Önce büyüklerin eli öpülürdü.
Sonra tek tek akrabalar aranırdı.
Şimdi bir tane hazır mesaj geliyor:
“Bayramınız mübarek olsun. Nice bayramlara…”
Altında da yüz kişilik toplu gönderi…
Eskiden insanlar bayramlaşırdı…
Şimdi telefonlar bayramlaşıyor.
Bir zamanlar mahallede küslükler bile bayramda biterdi.
Kapıya gelen geri çevrilmezdi.
Çayın demi hiç eksik olmazdı.
Şimdi insanlar aynı apartmanda oturuyor ama birbirini tanımıyor.
Asansörde göz göze gelmemek için telefona bakıyor herkes.
Teknoloji gelişti diyorlar…
Doğrudur…
Mesafeler yakınlaştı belki ama gönüller uzaklaştı.
Eskiden bir bayram sabahı insanın içi kıpır kıpır olurdu.
Yeni ayakkabı heyecanı vardı.
Sabah erkenden banyo yapıp en güzel kıyafeti giyme telaşı vardı.
Şimdi insanlar bayramı tatil fırsatı gibi görüyor.
Kimisi memlekete gitmiyor, kimisi akraba ziyaretini yük görüyor.
Hayat pahalılaştı…
Dert çoğaldı…
İnsanların omzundaki yük arttı…
Belki de bu yüzden eski neşeler kayboldu.
Ama yine de umut etmek lazım…
Çünkü bayram dediğin şey sadece gelenek değil…
İnsanın birbirine yeniden insan olduğunu hatırlatmasıdır.
Belki eski kalabalıklar yok…
Belki sokaklar sessiz…
Belki çocuklar artık kapı kapı gezmiyor…
Ama yine de bir selamın, bir ziyaretin, bir telefonun değeri hâlâ büyük.
Çünkü bayram;
et değil…
şeker değil…
mesaj hiç değil…
Bayram biraz vicdan…
Biraz hatırlamak…
Biraz hâl hatır sormak…
Biraz da “ben hâlâ buradayım” diyebilmektir.
Allah yaptığınız ibadetleri kabul etsin.
İnşallah yeniden eski bayramların sıcaklığını yaşayabildiğimiz günler gelir…
bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.
#
#
#
#