• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

Köşe Yazarı

SÜLEYMAN YILMAZ

  •  30 Ekim 2026
  • KOLTUK SEVDASI MI, KIRIKKALE SEVDASI MI?


    Siyasette emek veren susuyor, ismi olan konuşuyor, dayısı olan aday oluyor!

    Bugün yine siyaset damarım kabardı!

    Aslında ben iki şeyi pek sevmiyorum: Bir 90 dakikalık futbol maçını, bir de siyasetin arka tarafında dönen dolapları…

    Çünkü ikisinde de son düdük çalana kadar ne olacağını kestirmek mümkün değil!

    Ama Kırıkkale siyaseti gerçekten başka bir âlem…

    Şöyle bir etrafınıza bakın. Bugün Kırıkkale'de gündemi belirleyen iki üç siyasi parti var. Diğerleri ise sanki siyasetin dışında bir hayat sürüyor. Aylık faaliyetlerine, saha çalışmalarına, vatandaşla kurdukları ilişkilere baktığınızda ortada ciddi bir sessizlik var.

    Oysa siyaset, sadece seçim zamanı ortaya çıkıp fotoğraf vermek değildir. Siyaset; vatandaşın kapısını çalmak, derdini dinlemek, şehrin sorunlarını gündeme taşımak ve gerektiğinde kendi partisinin yanlışına da yanlış diyebilmektir.

    Peki ne oluyor?

    Aylarca çalışan, çabalayan, teşkilat için emek veren, sahada mücadele eden bir isim bir bakıyorsunuz aniden susmuş!

    Neden?

    Yukarıdan bir talimat gelmiş!

    Bir anda bütün hesaplar değişmiş, bütün planlar rafa kaldırılmış. Dün söylenenler bugün unutulmuş. Dün savunulan fikirler bugün yerini derin bir sessizliğe bırakmış.

    Demek ki mesele sadece çalışmak değilmiş!

    Demek ki mesele sadece Kırıkkale sevdası da değilmiş!

    Meğer bu koltuğun öyle bir cazibesi varmış ki, bazıları için memleket sevdasının bile önüne geçebiliyormuş!

    Ben Kırıkkale aşığıyım, Kırıkkale sevdalısıyım diyenleri çok gördüm.

    Ama insan biraz araştırıp olayların perde arkasını irdelediğinde farklı hesaplarla karşılaşabiliyor.

    Kimi için koltuk, kimi için makam, kimi için siyasi gelecek, kimi için de başka beklentiler…

    Elbette herkesin niyetini sorgulamak benim haddim değil. Ancak ortaya koyulan davranışları, siyasi tercihleri ve yaşanan çelişkileri sorgulamak da gazetecinin görevidir.

    Çünkü Kırıkkale kimsenin şahsi mülkü değildir!

    Bu şehir kimsenin siyasi basamağı, kişisel kariyer planı ya da koltuk mücadelesinin arka bahçesi değildir.

    Kırıkkale sevdası, seçimden seçime hatırlanacak bir sevda değildir!

    Gelelim bugünkü siyasi hareketliliğe…

    Ortada henüz bir seçim yok. Seçim takvimi belli değil. Ama maşallah, ortalık seçim havasına çoktan girmiş!

    A partisi, B partisi derken adaylık hesapları şimdiden başlamış.

    Kimisi kendisini göstermenin peşinde, kimisi olmadık şirinlikler yapıyor. Kimisi her ortamda boy gösteriyor, kimisi de acaba benim ismim geçer mi diye nabız yokluyor.

    Daha ortada seçim yok ama adaylık heyecanı şimdiden herkesi sarmış durumda.

    İyi güzel de…

    Bugüne kadar neredeydiniz?

    Şehrin hangi sorununa çözüm ürettiniz? Hangi vatandaşın kapısını çaldınız? Hangi siyasi mücadelede sorumluluk aldınız? Hangi konuda risk üstlendiniz?

    Yoksa bütün hazırlıklar seçim dönemine mi saklandı?

    Bir de işin başka bir boyutu var.

    Kırıkkale siyasetinde bazen çalışmak yetmiyor, isminizin olması gerekiyor. Hatta daha açık söyleyeyim: Dayınız varsa adaysınız!

    Şaka bir yana, siyasette liyakat, emek ve birikim yerine tanıdık ilişkilerinin belirleyici olduğu yönündeki algı bile başlı başına düşündürücüdür.

    Oysa bu şehrin yetiştirdiği, yıllardır emek veren, teşkilatlarda ter döken, vatandaşın gönlünde yer edinmiş nice insanı var.

    Neden onların önü açılmıyor?

    Neden yıllardır çalışan isimler bir anda devre dışı kalıyor?

    Neden bazı isimler daha yola çıkmadan avantajlı kabul ediliyor?

    Siyaset, birkaç kişinin kendi arasında yaptığı hesaplaşmadan ibaret değildir.

    Siyaset, millete hizmet etme makamıdır.

    Bu yazdıklarımdan dolayı elbette gönül koyanlar olacak. Kızanlar, arayanlar, sitem edenler çıkacak. Belki de bazıları kendisini bu satırların içinde bulacak.

    Varsın bulsun!

    Benim derdim kimseyle şahsi hesaplaşmak değil. Benim derdim gördüğüm çelişkileri dile getirmek.

    Ben gazeteciyim. Hoşunuza gidenleri yazmak kadar hoşunuza gitmeyenleri de yazmak zorundayım.

    Herkesin bir hedefi var. Kiminin hedefi makam, kiminin hedefi koltuk, kiminin hedefi siyasi gelecek…

    Benim hedefim ise gördüğüm doğruları yazmak, yanlışları sorgulamak.

    Rabbim herkesin gönlüne göre versin.

    Ama unutulmasın:

    Koltuklar geçicidir, makamlar gelip geçer, isimler değişir. Geride ise insanın yaptığı hizmet ve bıraktığı iz kalır.

    Kırıkkale'nin artık koltuk sevdalılarına değil, Kırıkkale sevdalılarına ihtiyacı var.

    Ve son sözüm de şu olsun:

    Siyasette dayısı olan aday olabilir, ismi olan gündem olabilir ama bu şehrin gönlünde yer edinmek öyle kolay değildir!

    Çünkü Kırıkkale her şeyi görür, duyar, izler…

    Günü geldiğinde de kimin gerçekten hizmet ettiğini, kimin sadece koltuk hesabı yaptığını gayet iyi bilir.

    Yazar Yorumları

    Yorum Yaz

    14728

    Hakkımızda

    bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

    Uygulamamız

    Üyeliklerimiz

    İha üyesidir

    İletişim

    #

    #

    #

    #