• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

YAHŞİHAN’DA BU SERVETİN SIRRI NE? KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR!

1.630 TAŞINMAZ, 2 BİN 31 TAŞINMAZA ADLİ TEDBİR, BAŞKAN VEKİLİNİN EVİNDEN ÇIKAN BELEDİYE EVRAKLARI… YAHŞİHAN’DA SORULAR BÜYÜYOR!


Süleyman Yılmaz’ın Kaleminden

Yahşihan’ın nüfusu belli, belediyesinin bütçesi belli, kamu kaynakları belli… Peki, bu ilçede yürütülen soruşturmanın ortaya çıkardığı mal varlığı tablosu ne anlatıyor?

Bir tarafta belediyenin bütçesiyle hizmet bekleyen vatandaş, diğer tarafta soruşturma dosyasına yansıyan binlerce taşınmaz, milyonlarca liralık para hareketleri ve belediye yönetimindeki isimler… İşte asıl sorgulanması gereken çelişki budur!

Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde yürütülen yolsuzluk soruşturması, 8 Ekim 2026’da düzenlenen ikinci dalga operasyonla yeni bir boyuta taşındı. Belediye Başkan Vekili Aydın Demirdirek ile Belediye Başkan Yardımcısı Satılmış Serkan Yıldıran’ın da aralarında bulunduğu dokuz kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında toplam 2 bin 31 taşınmaz hakkında adli tedbir uygulandığı bildirildi.

Ve kamuoyunun dikkatini çeken rakam: Serkan Yıldıran’ın adına kayıtlı olduğu bildirilen 1.630 taşınmaz!

Bu sayı karşısında insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bu taşınmazlar hangi gelirlerle, hangi tarihlerde ve hangi ekonomik kaynaklarla edinildi? Bu servetin kaynağı nasıl açıklanacak?

Bunlar hakaret değil, iftira değil. Bunlar, kamuoyunun cevap beklediği sorulardır.

SERKAN YILDIRAN: 1.630 TAŞINMAZIN HESABI NASIL VERİLECEK?

Satılmış Serkan Yıldıran, Yahşihan Belediyesinde başkan yardımcılığı görevinde bulunuyordu. Soruşturmanın ikinci dalga operasyonunda gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.

Anadolu Ajansı’nın aktardığı soruşturma bilgilerine göre, hakkında adli tedbir uygulanan 2 bin 31 taşınmazın 1.630’u Yıldıran adına kayıtlıydı. Aynı haberde, Yıldıran’ın evinde seri numarası bulunmayan ruhsatsız bir tabanca ve 11 bin 312 tabanca fişeği ele geçirildiği bildirildi.

Ancak asıl mesele yalnızca taşınmazların sayısı değil.

Bu gayrimenkuller hangi tarihlerde alındı? Satın alma bedelleri neydi? Finansman kaynakları nelerdi? Belediyedeki görev ve yetkilerle bu mal varlığı arasında herhangi bir ilişki var mıydı?

Bu soruların yanıtı tapu kayıtlarının, banka hareketlerinin, gelir beyanlarının ve belediye işlemlerinin birlikte incelenmesiyle ortaya çıkabilir.

Soruşturma kapsamında bazı beyanlarda Yıldıran’ın, tutuklu eski Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur’un finansal işlerini yürüttüğü ve onun “kasası” olduğu yönünde iddialar bulunduğu da haberleştirildi.

Bu iddiaların doğruluğu yargı sürecinde ortaya konulmalıdır. Fakat iddialar doğruysa, kamu kaynakları ve mal varlığı arasındaki ilişkinin bütün yönleriyle araştırılması gerekir.

Doğru değilse de bunun belgelerle açıklığa kavuşturulması gerekir.

Çünkü 1.630 taşınmaz rakamı karşısında vatandaşın sessiz kalmasını beklemek mümkün değildir.

ULAŞ BİÇER: İMAR YETKİSİ, MAL VARLIĞI VE PARA HAREKETLERİ

Soruşturmanın dikkat çeken isimlerinden biri de eski Yahşihan Belediye Başkan Yardımcısı ve İmar Müdürü Ulaş Biçer.

İmar işlemleri, bir ilçenin geleceğini doğrudan etkiler. Bir parselin imar durumu, yapılaşma hakkı, ruhsat süreçleri ve belediye kararları; hem vatandaşın hem de yatırımcının ekonomik durumunu değiştirebilir.

Bu nedenle imar biriminde görev yapmış bir isim hakkındaki iddialar, yalnızca adli dosyanın değil, ilçenin geleceğinin de meselesidir.

Anadolu Ajansı’nın soruşturmaya ilişkin haberinde, Biçer’in yakınları adına kayıtlı olduğu belirtilen taşınmazlar ve mali hareketler hakkında da bilgiler yer aldı. Biçer’in eşiyle arasındaki para transferlerinin işlem hacminin 72 milyon 153 bin lira olduğu bildirildi. Yakınlarının adına kayıtlı taşınmazların edinilme süreçleri de soruşturma kapsamında inceleniyor.

Burada önemli bir ayrım var: Bir para hareketinin işlem hacmi, tek başına kişinin net servetini veya suç işlendiğini göstermez. Bunun kaynağı, niteliği ve belediye işlemleriyle bağlantısı araştırılmalıdır.

Fakat vatandaşın sormaya hakkı vardır:

İmar yetkileri kullanılırken hangi kararlar alındı? Hangi dosyalara imza atıldı? Hangi parsellerin imar durumu değişti? Bu işlemlerden kimler ekonomik kazanç sağladı?

Bu soruların yanıtı, söylentilerde değil; imar dosyalarında, tapu kayıtlarında, banka hareketlerinde ve bilirkişi raporlarında aranmalıdır.

Eğer kamu görevi kişisel kazanç için kullanıldıysa, bunun hesabı sorulmalıdır. Eğer iddialar gerçeği yansıtmıyorsa, o zaman da belgeler konuşmalıdır.

AYDIN DEMİRDİREK: BAŞKAN VEKİLİNİN EVİNDEKİ EVRAKLAR NE ANLATIYOR?

Yahşihan Belediye Başkan Vekili Aydın Demirdirek’in de ikinci dalga operasyon kapsamında gözaltına alınması, soruşturmanın kapsamını daha da genişletti.

Türkiye Gazetesi’nin 8 Ekim 2026 tarihli haberine göre, Demirdirek’in evinde yapılan aramada Ulaş Biçer’e ait olduğu belirtilen resmî belediye evrakları ele geçirildi. Haberde, söz konusu belgeler arasında pasaport talep yazısı, hizmet dökümü ve görevlendirme ya da atamaya ilişkin evrakların bulunduğu aktarıldı.

Bu belgelerin bir konutta bulunmasının nedeni ve iki isim arasındaki ilişkinin niteliği, soruşturmanın aydınlatması gereken başlıklardan biridir.

Şu soruların cevabı bekleniyor:

  • Bu evraklar neden belediye binasında değil de başkan vekilinin evindeydi?
  • Belgeler hangi amaçla muhafaza ediliyordu?
  • Evrakların soruşturma konusu imar işlemleriyle bağlantısı var mı?
  • Demirdirek’in görev ve yetkileri çerçevesinde hangi kararlar alındı?
  • Belediye yönetiminde alınan kararlarla diğer şüphelilerin mal varlığı arasında bir bağlantı tespit edildi mi?

Demirdirek’in adına kayıtlı olduğu bildirilen 11 taşınmaz da adli tedbir uygulanan mal varlığı arasında gösterildi.

Ancak bu rakamın tek başına suç göstergesi olmadığı unutulmamalıdır. Önemli olan taşınmazların edinilme biçimi, gelir kaynakları ve soruşturma konusu işlemlerle olası bağlantısıdır.

Başkan vekilliği makamı, vatandaşa karşı sorumluluk makamıdır. Bu sorumluluğun gereği de kamuoyunun sorularına açık ve belgeli yanıtlar verilmesidir.

AHMET SUNGUR VE OSMAN TÜRKYILMAZ: YAHŞİHAN’DAKİ SORUŞTURMA NEDEN BU KADAR GENİŞLEDİ?

Dosyanın geçmişi de dikkatle incelenmeli.

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın 24 Eylül 2026’daki operasyonunda, eski Yahşihan belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldığı bildirildi.

Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre, o operasyonda 35 şüpheli adliyeye sevk edildi. Aralarında iki eski belediye başkanının da bulunduğu 16 kişi hakkında tutuklama kararı verildi; diğer şüpheliler hakkında ise farklı adli kararlar uygulandı.

8 Ekim’deki ikinci dalga operasyon, dosyanın yalnızca geçmiş dönem belediye başkanlarıyla sınırlı kalmadığını, mevcut belediye yönetiminden isimlerin de soruşturmaya dahil edildiğini gösterdi.

Burada sorulması gereken soru açık:

Yahşihan Belediyesinde hangi dönemde, hangi kararlar alındı ve bu kararların sorumluluğu hangi görev ve yetki zinciri içinde bulunuyor?

Soruşturmanın bütün dönemleri kapsaması, işlemlerin kişilere göre değil belgelere göre incelenmesi gerekir. Eski veya yeni yönetimde bulunmak, tek başına suçluluk anlamına gelmez. Aynı şekilde hiçbir makam, kamu kaynaklarının denetiminden muaf değildir.

BELEDİYENİN BÜTÇESİ AYRI, ORTAYA ÇIKAN MAL VARLIĞI TABLOSU AYRI!

İşte benim asıl üzerinde durduğum nokta burası.

Yahşihan’ın belediye bütçesi kamuya ait. O bütçenin kaynağı da sonuçta vatandaşın vergileri, harçları ve kamu gelirleri.

Vatandaş yol istiyor, altyapı istiyor, temiz çevre istiyor, sosyal hizmet istiyor. Esnaf ekonomik hareketlilik bekliyor. Gençler ilçelerinde gelecek kurmak istiyor.

Peki, belediyenin imar kararları, ihale süreçleri ve mali işlemleri gerektiği gibi denetlenmezse ne olur?

Kamuya güven zedelenir. Adalet duygusu yara alır. Devletin kurumlarına duyulan inanç sorgulanır.

Soruşturma dosyasına yansıyan taşınmaz sayıları ve para hareketleri, belediye işlemlerinin ne ölçüde titizlikle incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Burada kimsenin mal varlığına yalnızca büyüklüğünden dolayı hüküm vermiyoruz. Ancak kamu görevi yürüten isimlerin ekonomik faaliyetleriyle ilgili ciddi iddialar gündeme gelmişse, bunların açıklığa kavuşturulması kamu yararınadır.

Yahşihan Belediyesinin ilgili yıllara ait bütçeleri, kesin hesapları, ihaleleri, imar kararları ve taşınmaz işlemleri yan yana konulmalı.

Kamu kaynaklarıyla bağlantısı bulunan her işlem, hukuka uygunluk ve şeffaflık bakımından incelenmeli.

Bu servetlerin kaynağı nedir? Belediyenin kararlarıyla bir bağlantı var mıdır? Kamu zararına yol açan bir işlem tespit edilmiş midir?

İşte gerçek gazetecilik, bu soruların peşinden gitmektir.

“BEN DE BELEDİYE BAŞKANI OLASIM GELİYOR” DEDİRTEN TABLO!

İnsan, soruşturma haberlerini okudukça ister istemez düşünüyor: Bu kadar taşınmaz, bu kadar para hareketi, bu kadar mal varlığı incelemesi…

Vatandaşın aklından şu cümle geçiyor:

“Yahşihan’da belediye başkanı olmanın sırrı bu mu?”

Elbette değil. Belediye başkanlığı bir zenginleşme aracı değil, millete hizmet makamıdır. Belediye başkan yardımcılığı da öyle, imar müdürlüğü de öyle.

Bir kamu görevlisinin serveti elbette meşru ticari faaliyetlerden, mirastan veya başka yasal kaynaklardan doğmuş olabilir. Bunu belirleyecek olan peşin hükümler değil, belgeler ve hukuktur.

Ama gelirle mal varlığı arasında açıklanması gereken bir uyumsuzluk varsa, bunun üzerine gidilmelidir.

Çünkü aynı ilçede geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşlar varken kamu görevlilerinin mal varlıkları hakkındaki bu ölçekteki iddialar cevapsız bırakılamaz.

KAYYUM TARTIŞMASI DEĞİL, ÖNCE BÜTÜN GERÇEKLER!

Yahşihan’da yaşananların ardından ilçeye kayyum atanması gerektiğini düşünen vatandaşların olması anlaşılabilir. Ancak kayyum atanması otomatik bir sonuç değildir; bunun hukuki koşulları ve yetkili makamların kararları vardır.

Benim talebim öncelikle şu:

Soruşturma sonuna kadar götürülsün. Belgeler incelensin. İmar kararları tek tek araştırılsın. Kamu zararına yol açılıp açılmadığı belirlensin. Mal varlıklarının kaynakları açıklığa kavuşturulsun. Varsa suçun sorumluları, makamına ve siyasi kimliğine bakılmaksızın hukuk önünde hesap versin.

Hiç kimse peşinen suçlu ilan edilmesin. Hiç kimse de makamının arkasına saklanarak denetimden kaçamasın.

Yahşihan halkı, ilçesinin geleceğini ilgilendiren bu soruların yanıtını bekliyor.

SON SÖZ: YAHŞİHAN HALKI CEVAP BEKLİYOR!

Serkan Yıldıran’ın adına kayıtlı olduğu bildirilen 1.630 taşınmaz…

Ulaş Biçer ve yakınlarının mal varlığına ilişkin incelemeler…

Aydın Demirdirek’in evinde bulunduğu bildirilen belediye evrakları…

Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz’ın da dahil olduğu soruşturma süreci…

Bütün bu başlıklar, Yahşihan’da kamu yönetiminin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda ciddi sorular doğuruyor.

Şimdi görev, bu sorulara sloganlarla değil, belgelerle yanıt vermektir.

Yahşihan’ın bütçesi milletin bütçesidir. Belediyenin makamları kimsenin özel mülkü değildir. İmar yetkisi kişisel çıkar için kullanılamaz. Kamu görevi, hesap vermekten muafiyet sağlamaz.

Benim derdim kimsenin malına mülküne göz dikmek değil. Benim derdim, kamu göreviyle özel servet arasında bir ilişki varsa bunun ortaya çıkarılmasıdır.

Eğer her şey hukuka uygunsa belgeler bunu gösterecektir. Eğer kamu kaynakları usulsüz kullanılmışsa, sorumlular hukuk önünde hesap verecektir.

Yahşihan halkının hakkı, gerçeği öğrenmektir.

Bu dosyada son sözü söylentiler değil, deliller ve bağımsız yargı söylemelidir.

Süleyman Yılmaz

 

İlginizi Çekebilir

Kırıkkale'de huzur ve güvenlik uygulaması

İlginizi Çekebilir

Cezaevlerinden dün başlayan tahliyeler bugün devam ediyor

İlginizi Çekebilir

Başkan Önal İyi Parti’de

Haber Yorumları

Yorum Yaz

56447

Yolcu otobüsünün çarptığı otomobil, metrelerce sürüklendi: 1 yaralı
Kırıkkale’de iki katlı metruk bina çöktü
Telefon direğine çarpan otomobil evin bahçesine uçtu: 1 yaralı
SIRADAKİ HABERLER

Hakkımızda

bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

Uygulamamız

Üyeliklerimiz

İha üyesidir

İletişim

#

#

#

#