• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

KAMİL ABALIOĞLU: BOZLAĞIN SON YOLCULARINDAN BİRİ

NEŞET ERTA'IN BİR SÖZÜ İLE DERDE KEDERE SÖZ YAZAN ABALIOĞLU “ÇEKMEDİĞİM DERDİN TÜRKÜSÜNÜ YAZMAM” DİYEN ANADOLU OZANI YARIM ASIRDIR SAZIYLA HAYATI ANLATIYOR


Kırık saz tellerinden yükselen hayat hikâyesi…

Türküleriyle acıyı, özlemi, köy yaşamını ve Anadolu insanının kaderini anlatan bir usta: Kamil Abalıoğlu

1952 yılında Kırıkkale Delice ilçesi Herekli köyü Doğumlu  dünyaya gelen Kamil Abalıoğlu, yarım asrı aşan sanat hayatıyla Anadolu’nun unutulmaya yüz tutan bozlak kültürünü yaşatmaya devam ediyor.
Henüz gençlik yıllarında eski taş plaklardan yükselen türkülere gönül veren Abalıoğlu, 1969 yılında eline aldığı sazı bir daha hiç bırakmadı. O yıllarda dinlediği nostaljik eserlerden ilham alan sanatçı; bozlak, ağıt ve halk türküleriyle kendi yolunu çizdi.

Kamil Abalıoğlu…
1952 yılında Delice’de başlayan hayat hikâyesini; sazıyla, bozlaklarıyla ve ağıtlarıyla Anadolu’nun hafızasına dönüştüren bir halk ozanı…
1969 yılında eline aldığı sazı bugün hâlâ bırakmayan Abalıoğlu,  300 eserin yarısı kendi eserim yarısı ünlü şairlerin şiirinden derleme İç Anadolu kültürünü yaşatırken, dijital çağda da türküleriyle milyonlara ulaşmaya devam ediyor.
“Türkü yaşanmadan yazılmaz” diyen usta sanatçı; acıyı, köy hayatını, özlemi ve Anadolu insanının kaderini sazının tellerine işlemeyi sürdürüyor.


TAŞ PLAKLARDAN DİJİTAL DÜNYAYA UZANAN BİR HAYAT

Türk halk müziğinin ve özellikle bozlak geleneğinin yaşayan temsilcilerinden biri olan Kamil Abalıoğlu, yarım asrı aşan sanat hayatıyla Anadolu kültürünü geleceğe taşımaya devam ediyor.
1952 yılında Kırıkkale’nin Delice ilçesinde dünyaya gelen sanatçı, küçük yaşlarda hayatın zorluklarıyla tanıştı. Henüz 5 yaşındayken annesini kaybeden Abalıoğlu’nun yaşamındaki bu derin acı, ilerleyen yıllarda yazdığı ağıtların ve bozlakların temelini oluşturdu.

Çocukluk yılları köy yaşamı içerisinde geçen sanatçı; çiftçilik, hayvancılık ve yokluk içinde büyüdü. Anadolu insanının çilesini yaşayarak öğrenen Abalıoğlu, yıllar sonra söylediği türkülerde de hep bu gerçek hayat hikâyelerini anlattı.
Onun için türkü yalnızca müzik değil; yaşanmışlığın, acının ve alın terinin sesi oldu.

1969 yılı ise onun hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri oldu. O yıllarda eski taş plaklardan yükselen nostaljik türkülere hayran kalan genç Kamil Abalıoğlu, eline sazını aldı ve Anadolu’nun hikâyesini anlatmaya başladı.
Türküye gönül veren sanatçı, kısa sürede bozlak ve ağıt türündeki yorumuyla çevresinde tanınmaya başladı.


“HER TÜRKÜNÜN İÇİNDE BİR ANI VAR”

Sanat hayatı boyunca yaklaşık 300’e yakın esere imza atan Abalıoğlu, eserlerinin yarısının derleme, yarısının ise anonim halk kültüründen oluştuğunu ifade ediyor.
Ancak onun türkülerini farklı kılan en önemli özellik; her eserin içinde gerçek bir hayat hikâyesinin bulunması…

Sanatçı, yaptığı eserlerin yalnızca söz ve melodiden ibaret olmadığını belirterek şu düşünceyi savunuyor:

“Bir türkü yaşanmadan ortaya çıkmaz. İçinde acı yoksa, özlem yoksa, yaşanmışlık yoksa o eser halkın gönlüne ulaşamaz.”

İlk büyük çıkışını “Haber Sal Sevdiğim Hemen Gelirim” adlı eseriyle yapan sanatçı, bu türkünün yıllar boyunca en çok dinlenen eserlerinden biri olduğunu söylüyor.
Ardından “Şehit Anası”, “Bir Gün Ankara’da Bir Güzel Gördüm” gibi eserlerle halk müziği severlerin gönlünde yer edinmeye devam etti.


BOZLAĞIN SESİ İÇ ANADOLU’DA YANKILANIYOR

Özellikle İç Anadolu yöresindeki düğünler, eğlenceler ve kültürel organizasyonlarda sahne alan Kamil Abalıoğlu, kendine has oyun havaları ve nostaljik türküleriyle dinleyicilerine adeta geçmişi yaşatıyor.

Kimi zaman bir köy düğününde, kimi zaman küçük bir sahnede sazını eline alan sanatçı, Anadolu kültürünün kaybolmaması için mücadele ettiğini söylüyor.
Özellikle genç neslin halk müziğine uzaklaşmasından endişe duyan Abalıoğlu, gerçek türkünün emekle ortaya çıktığını belirtiyor.

“Türkü yazarken alıntı yapılmaz. Güzel eser; araştırma, derleme ve yaşanmışlıkla ortaya çıkar” diyen sanatçı, yeni nesil müzisyenlere de önemli tavsiyelerde bulunuyor.


PLAK VE KASET DÖNEMİNİN USTASI DİJİTAL ÇAĞDA DA SAHNEDE

Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği olan MESAM’a kayıtlı eserleri bulunan sanatçı, yıllarca plak ve kaset çalışmalarıyla dinleyicileriyle buluştu.
“Kızılırmak” ve “Kalktı Kısmetim Kırıkkale’den” adlı plak çalışmaları döneminde büyük ilgi gördü.

Bugün ise teknolojiye ayak uydurarak dijital platformlarda da yerini alan sanatçı; TikTok, YouTube ve Instagram üzerinden dinleyicileriyle buluşuyor.
Nostaljik türküleri sosyal medya aracılığıyla genç kuşaklara ulaştıran Abalıoğlu, Anadolu kültürünün unutulmaması için çaba gösteriyor.


“DERT ÇEKMEYEN DERT KIYMETİ BİLMEZ”

Hayat felsefesini halk ozanı Aşık Veysel’in sözleriyle anlatan sanatçı, yaşadığı zorlukların kendisini olgunlaştırdığını ifade ediyor.

“Çile çekmeden bir yerlere gelinmiyor” diyen Abalıoğlu, bozlakların ve ağıtların ancak yaşanmış hayatların içinden doğduğunu savunuyor.

Onun için türkü; yalnızca eğlence değil, Anadolu insanının hafızası…

Yıllardır söylediği şu söz ise sanat hayatının özeti gibi:

“ÇEKMEDİĞİM DERDİN TÜRKÜSÜNÜ YAZMAM.”

Bugün hâlâ sazını elinden bırakmayan Kamil Abalıoğlu, geçmişin sesini geleceğe taşımaya devam ediyor.
Bozlağın, ağıdın ve Anadolu’nun sesi olmaya çalışan sanatçı; yarım asırlık müzik yolculuğuyla halk müziğinin yaşayan hafızalarından biri olarak gösteriliyor.

İlginizi Çekebilir

YÖK üyesi ve tarım temcilcisi Kırıkkale'de işbirliği konuştu

İlginizi Çekebilir

Yiğit Hamza'nın son fotoğrafları Kırıkkale'nin yüzünü güldürdü

İlginizi Çekebilir

ALLAHIN RAHMETİ MAFİRETİ ÜZERİNİZE OLSUN

Haber Yorumları

Yorum Yaz

22459

Hakkımızda

bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

Uygulamamız

Üyeliklerimiz

İha üyesidir

İletişim

#

#

#

#